9 Eylül 2026
Trabzon’dan konuk olarak önemli müzisyen ve şarkıcı Adem Ekiz (sanatçı adıyla “Beşköylü Adem”) katıldı. Stüdyoda Pontos Voice’un sahiplerinden ve yazı işleri müdürü Hristos Konstantinidis de yer aldı; şarkıların sunumuna ve Pontos lehçesindeki sözlerin aktarımına katkı verdi.
Adem Ekiz, Sürmene’nin Kallisti’sinde (Beşköy olarak bilinen beş Rumca konuşulan köyden oluşan bölgede) doğup büyüdü. Anlattığına göre kendi yöresinde yerlilerin “Romeyika” dediği Pontos lehçesi bugün hâlâ konuşuluyor.
“Bu dil burada vardı, var ve var olmaya devam edecek” dedi. Köylerdeki günlük konuşmadan plaklara ve kamusal müzik ifadesine Romeyika’yı taşımak için verdiği kişisel mücadeleyi anlattı.
Sürmene’nin beş Rumca konuşulan köyünün Kallisti, Mazera, Oxohor, Arhangelos ve Aspalo olduğunu söyledi. Trabzon’un başka yerlerinde de (Katochori, Tonya ve Matsuka gibi) Rumca konuşan nüfusun varlığını sürdürdüğünü ekledi.
Hristos Konstantinidis, Adem Ekiz’i Pontos lehçesinin korunması mücadelesinde “silahlardan biri” olarak niteledi. Onun Romeyika’yı yalnızca şarkılarında kullanmadığını; bu dille düşündüğünü, hayal kurduğunu ve kendini ifade ettiğini vurguladı.
“Altı yaşıma kadar yalnızca Pontosça biliyordum”
Adem Ekiz’in çocukluk yıllarına dair sözleri özellikle dikkat çekti. Altı yaşına kadar yalnızca Pontosça konuştuğunu, Türkçeyi okula gidince öğrendiğini açıkladı.
“Pontosça düşünüyorum” dedi. Yunancayı ise çok daha sonra, Yunanistan’daki ilişkiler, işbirlikleri ve yolculuklar sayesinde öğrendiğini belirtti.
1990’ların sonlarında Nikos Mihailidis ile tanışması yolunu belirleyen bir dönüm noktası oldu. Bu işbirliğiyle Pontos’un dili ve kültürü için yeni bir müzikal yol açıldığını söyledi.
2000 yılında Türkiye’de ilk albümünü çıkardı; içinde Pontosça bir şarkı da vardı. 2005’te Yunanistan’da Nikos Mihailidis ve Filippos Kesapidis ile “Romeyika Tragodias” albümü yayımlandı.
“Yunanistan’da yabancı bir ülkede olduğumu hissetmedim”
İlk Yunanistan yolculuğunu anlatırken, tanıştığı insanlardan gördüğü sıcak karşılamayı dile getirdi.
“Yabancı bir ülkede olduğumu hissetmedim” dedi. Yunan Pontosluların konukseverliği ve sevgisi, evinden uzaklaşmadığı hissini verdi.
Programda köye, yaylalara, Karadeniz’e ve Trabzon’a duyulan özlemi yansıtan şarkıları dinletildi. Bunlardan biri, tarihi Aya Yannis Vazelon Manastırı’nın terk edilmesine dair bir çığlık olan “Vazelonas”tı.
Hristos Konstantinidis, bu şarkının kamuoyunu harekete geçirdiğini ve Türk yetkililerin anıtı koruma ve öne çıkarma çalışmalarına başlamasına katkıda bulunduğunu belirtti. Adem Ekiz ayrıca Yunanistan’daki Pontosluların müzik geleneğinde büyük ölçüde kaybolmuş olan “Dipat” dans ritmini eserleriyle geri getirdi.
Köklere dönüş
Sanatçı, müzikal kariyerinin geliştiği İstanbul yıllarından da söz etti. Büyük kent fırsatlar sunsa da Sürmene köylerindeki hayatı hiç özlemeyi bırakmadığını anlattı.
Bu yüzden doğduğu yere dönüp “bıraktığı yerden ipliği yeniden tuttuğunu” söyledi. Köyün anısı, doğa, yaylalar ve çocukluk gündeliği yaratıcılığının önemli hammaddesi oldu.
Aynı havada Hristos Konstantinidis de kendi Pontos yolculuklarını ve 2018’de Adem Ekiz ile ilk karşılaşmasını anlattı. Trabzon’u Komnenos surları, tarihi tapınaklar, Karadeniz ve dağların oluşturduğu eşsiz bir manzara olarak tarif etti.
Yunanistan’daki Pontoslulara yeni şarkı
Röportajın sonunda Adem Ekiz yeni müzik çalışmaları hazırladığını açıkladı. Bunlardan biri, yolculuklarında tanıdığı Yunanistan’a ve Pontoslulara adanmış bir şarkı.
Eser, yıllar içinde oluşan anlatıları, deneyimleri, konukseverliği ve insani bağları bir araya getiriyor.
“Bütün bu insanlara güzel bir şarkı borçluyum” dedi ve Yunanistan’daki Pontoslulara duygusal bir mesaj gönderdi.
Program, yaratıcılığının daha neşeli bir yönüyle kapandı: Pontos mutfağına ve “yemeklere” adanmış, Romeyika ile hatta havits yapımını bile anlatan bir şarkı.

