Sürecin etkili öncülere ihtiyacı var
Sürecin etkili öncülere ihtiyacı olduğunu belirten yazar Fuat Ali Rıza, “Sürecin gerektirdiği demokratik eylemliliği geliştirme önündeki öncü engelini ortadan kaldıralım. Önder Apo’nun fiziki özgürlüğü talebini sonuç alıcı bir demokratik eylem gücü haline getirelim” dedi.
Kürt sorununun çözümüne ilişkin süreç tartışmaları ve bu anlamda yol açıcı bir perspektif sunan Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın manifestosu gündemdeki yerini koruyor. Bu bağlamda geçtiğimiz hafta sonu Halkların Demokratik Kongresi (HDK) “Sosyalizm Yeniden” şiarıyla konferans düzenledi. Sürece ve sosyalizm tartışmalarına dair Yeni Özgür Politika Gazetesi yazarı Fuat Ali Rıza, bir yazı kaleme aldı.
Yazar Fuat Ali Rıza’nın “Sürecin etkili öncülere ihtiyacı var” başlıklı yazısı şu şekilde:
“HDK, geçtiğimiz hafta sonu İstanbul’da ‘Sosyalizm Yeniden’ adıyla iki günlük bir konferans düzenlemiş bulunuyor. Basına yansıyan sonuç bildirisine göre, konferansta çok önemli tartışmalar yapılmış ve görüşler ileri sürülmüş. HDK çalışmalarına yön vereceği için, giderek HDK’yi güçlendireceği anlaşılan sonuçlar ortaya çıkmış. Umarız benzer tartışmalar daha da derinleştirilerek sürdürülür ve ortaya çıkartılan görüşler HDK’nin pratik gelişmesini sağlar.
SOSYALİST ALTERNATİF ÜZERİNE ÇALIŞMAK
Sosyalizm üzerine tartışma yürütmek kuşkusuz çok önemlidir. Hatta geç kalmış bir çalışma olarak bile görülebilir. Kapitalist modernitenin baskı ve sömürüsünü bu kadar derinleştirdiği, insanlığın ve yer kürenin geleceğini tehdit ettiği mevcut koşullarda, doğaya ve topluma sahip çıkacak ve özgür, eşit yaşamı geliştirecek alternatif sosyalist modernitenin etkili bir biçimde geliştirilememesi, çok açık ki yaşanan tehlikeleri daha da büyüten temel etken olmaktadır. Bu nedenle sosyalist alternatif üzerine çalışma yürütmek adeta hayati önem taşımaktadır.
HDK’nin konferansı ‘Sosyalizm Yeniden’ adıyla yapıldığına göre, demek ki daha önceki sosyalizmin varlığını reddetmemektedir. Yani inkarcı değildir. Yine açıklanan sonuç bildirisinden anlaşılmaktadır ki, geçmiş sosyalizm olduğu gibi de ele alınmamakta, reel sosyalizm teori ve pratiğine eleştirel ve özeleştirel bir yaklaşım gösterilmektedir. Yani dogmatik ve kalıpçı bir yaklaşım da hakim değildir.
SOVYETLERİN ÇÖKÜŞ NEDENİ
Kuşkusuz sosyalizme inkarcı ve dogmatik yaklaşımlar doğru ve sonuç verici olmaz. Çok açık ki, geçmişi inkar edenin geleceği de olmaz. Bu nedenle inkarcı yaklaşımları eleştirmeye bile değmez. Ancak reel sosyalizme dogmatik ve kalıpçı yaklaşımların elbette ciddi eleştirisi gerekir. Çünkü koskoca Sovyetler Birliği, dıştan açık bir saldırıya da maruz kalmadan çöküp yok olmuştur. Peki, bu neden ve nasıl oldu? Herhalde bu soruyu sadece Gorbaçov kişiliği ile izah ve ifade edemeyiz. Bu sonucu doğuran maddi ve manevi etkenleri araştırıp açığa çıkarmamız gerekir.
Kısaca Sovyet pratiği 20. Yüzyıl sosyalizminin teorik ve pratik olarak köklü bir eleştiri ve özeleştiriden geçirilmesini gerektiriyor. Bunu Çin Sosyal Bilim Akademisi’nin yaptığı gibi de yapamayız, çöküşün nedenlerini o denli basit etkenlerle izah edemeyiz. Öyle yaparsak Çin pratiği gibi sadece kendinden sorumlu bir sonuç çıkar ortaya. Oysaki Sovyet deneyimi karşısında en fazla eleştiri ve özeleştiri yapması gerekenler kendileri olmalıydı.
SOSYALİST KADRONUN ROLÜ
Geçmişteki gibi, şimdi artık PKK’nin silahlı mücadele yürütmesi ve yasadışı çalışması diye bir engel de yoktur. Dolayısıyla toplumu eğitme ve örgütleme önünde engelleyici şeyler önemli ölçüde aşılmıştır. Gerisi artık sosyalist kadroya kalıyor. Kadronun geliştireceği yaratıcı ve sonuç alıcı tarz oluyor. Kısaca pratikçi ve politikacı kadro olmak gerekiyor.
İşte sürecin istediği mücadeleyi zayıf bırakan en önemli etken budur. Belli bir teorik birikime sahip çok sayıda sosyalist insan vardır, ama bunlar bir türlü pratik politikacı haline gelemiyorlar. Teorik söylemin ve bireyciliğin sınırlarını aşamıyorlar. Belli ki iddia ve irade zayıflığı var. Toplumun içine girip onları harekete geçirmede zayıf kalınıyor.
ÖZEL SAVAŞ POLİTİKASI
Halbuki şimdiye kadar yaşanan mücadele içinde önemli oranda bilinçlenmiş, belli bir öncülük yapılırsa çok güçlü demokratik eyleme yönelecek önemli bir kitle var. Gençlik tümüyle böyle, uyuşturucu ve fuhuş saldırıları altında neredeyse çürütülüyor. Kadın üzerindeki baskı ve katliamlar ayağa kalkışın zeminini güçlü biçimde döşüyor. İşçi ve emekçi neredeyse evine ekmek alamayacak durumda. O halde geriye bunlara öncülük edecek bir güç kalıyor. Etkili bir öncülüğün kitleleri hızla uyararak ayağa kaldırmasının ve süreci başarıya götürecek toplum iradesini ortaya çıkarmasının önünde hiçbir engel bulunmuyor.
Artık sürecin gerektirdiği demokratik eylemliliği geliştirme önündeki öncü engelini ortadan kaldıralım. Kendimizi amaç ve isteklerimiz önünde engel olmaktan çıkartalım. Önder Apo’nun fiziki özgürlüğü talebini sonuç alıcı bir demokratik eylem gücü haline getirelim. Bunun için de halkın içine girme, önüne geçme, öncülük etme cesaret ve gücünü gösterelim.”
Kaynak : MA