Yunanistan’ın Selanik şehrinde restorasyonu tamamlanan Mustafa Kemal Evi’nin açılış töreninde yaşananlara tepki gösteren Yunanistan PanPontian Federasyonu yaptığı açıklamada : “Yunan yetkililer ve siyasi temsilcilerin huzurunda Selanik’te restore edilen Mustafa Kemal Müzesi’nin açılış töreninden duyduğu derin üzüntüyü ve güçlü itirazını dile getiriyor. Bu tür eylemler toplumsal hafızayı zedeliyor, tarihsel gerçeği sulandırıyor ve Soykırım kurbanlarının torunları arasında haklı bir öfkeye yol açıyor. Pontus Helenizminin Soykırımı’ndan bir asır sonra, atalarımızın anısı sessiz değil. Binlerce mülteci soyundan gelenin yaşadığı bir şehirde, Pontus, Anadolu, Doğu Trakya’da yaşayan yüz binlerce Rum’un yanı sıra Ermeniler ve Süryaniler gibi diğer Hristiyan halkların imhasıyla özdeşleştirilen bir kişinin onurunun “turistik” veya “kültürel” bir etkinlik olarak sunulması düşünülemez. Böyle bir eylem yalnızca tarihsel bir başarısızlık değil, aynı zamanda kurbanlara ve ailelerine bir hakarettir.” Dedi.
Yunanistan PanPontian Fedarasyonu’nun Selanik’te Mustafa Kemal Evi’nin açılış töreninde yaşananlara ilişkin yaptığı açıklamanın tam metni :
Selanik’te Mustafa Kemal Müzesi’nin açılışı.
Soykırım kurbanlarının anısına utanç ve hakaret.
Yunanistan Pontus Federasyonu, Yunan yetkililer ve siyasi temsilcilerin huzurunda Selanik’te restore edilen Mustafa Kemal Müzesi’nin açılış töreninden duyduğu derin üzüntüyü ve güçlü itirazını dile getiriyor. Bu tür eylemler toplumsal hafızayı zedeliyor, tarihsel gerçeği sulandırıyor ve Soykırım kurbanlarının torunları arasında haklı bir öfkeye yol açıyor.
Pontus Helenizminin Soykırımı’ndan bir asır sonra, atalarımızın anısı sessiz değil. Binlerce mülteci soyundan gelenin yaşadığı bir şehirde, Pontus, Anadolu, Doğu Trakya’da yaşayan yüz binlerce Rum’un yanı sıra Ermeniler ve Süryaniler gibi diğer Hristiyan halkların imhasıyla özdeşleştirilen bir kişinin onurunun “turistik” veya “kültürel” bir etkinlik olarak sunulması düşünülemez. Böyle bir eylem yalnızca tarihsel bir başarısızlık değil, aynı zamanda kurbanlara ve ailelerine bir hakarettir.
Yunanistan Panpontian Federasyonu, Turizm Bakan Yardımcısı da dahil olmak üzere Yunan yetkililerin Mustafa Kemal’i anan etkinliklerde bulunmasını akıl almaz bulmaktadır. Bu katılım, toplumsal hafızayı zedelemekte ve Devletin tarihsel gerçeğe ve kurbanların haklı çıkarılmasına yönelik tutumu hakkında ciddi sorular ortaya çıkarmaktadır. Devlet temsilcilerinin varlığı, Yunan Parlamentosu’nun 1994 yılında Soykırım’ı tanımasından kaynaklanan ahlaki sorumlulukla tutarlı olmalıdır.
Yunanistan Panpontian Federasyonu, Yunan kurumları tarafından Mustafa Kemal’den herhangi bir şekilde bahsedilmesinin veya tanıtılmasının, tarihsel gerçeğin, yani yüz binlerce Pontus Rumu ve Doğu’daki diğer Hristiyan nüfusun imhasının organizatörü ve liderinin kendisi olduğunun da eklenmesi gerektiğini kesin bir açıklıkla vurgulamaktadır. Bu gerçeğe sessiz kalmak, Tarihin çarpıtılması ve Yunan Devleti’nin ahlaki bir geri çekilmesi anlamına gelmektedir.
Türkiye Ayasofya’yı camiye çevirirken, Pan-Yunan Federasyonu Başkanı’nın topraklarına girişini yasaklarken ve Yunanistan ve Helenizm’e karşı tehditler savuran “Bozkurtlar” gibi nefret örgütleri tarafından temsil edilirken, Mustafa Kemal’in suçlarından bağımsız bir “tarihi figür” olarak sunulması kabul edilemez. Yunan Devleti, sözde bir “siyasi denge” adına bu olayları görmezden gelmeyi seçerse, bu diplomasi değil, ahlaki bir teslimiyettir.
Pan-Yunan Federasyonu ayrıca, olayı “normal” veya “gelişimsel” bir olay olarak sunan Yunan medyasının tutumundan duyduğu derin endişeyi dile getiriyor. Kamu televizyonunun ve özellikle ERT3’ün, tarihi gerçeği korumak ve atalarımızın katliamlarının anısını süslememek gibi tarihi bir görevi vardır.
Güncel olaylar, insanlığa karşı işlenen suçların geçmişe ait olmadığını en acı şekilde hatırlatıyor. Gazze’den ve dünyanın diğer bölgelerinden gelen görüntüler, zulüm ve toplu katliamın dehşetini yeniden gün yüzüne çıkarıyor. Atalarımız da benzer bir trajedi yaşadı; bir halka, bir inanca, bir kimliğe mensup olduğunuz için yok edilmenin ne anlama geldiğini çok iyi biliyoruz. Bu nedenle Pontus Helenizmi Soykırımı’nın anılması yalnızca ulusal bir görev değil, aynı zamanda evrensel bir Adalet ve Barış talebidir.
Tarihi unutanlar veya susturanlar, onun tekrarlanmasının yolunu açarlar.
Yunanistan Panpontian Federasyonu, Devleti, siyasi partileri, medyayı ve her vatandaşı Tarih ve Hafızaya karşı sorumlu bir şekilde durmaya çağırıyor.

