Barış İçin Aktivite
Kendinizden başka kimse size barış getiremez

Uluslararası Barış Süreçlerinden Dersler: PKK-Türkiye ve Suriye-Rojava-Türkiye Barış Görüşmeleri için Bir Yol Haritası

159

Yannis Vasilis Yaylali

1. Giriş

İç çatışmaların çözümü, yalnızca silahlı grupların silahsızlandırılmasını değil, aynı zamanda toplumsal adalet, siyasi katılım ve bölgesel dinamiklerin yönetimini gerektirir. Kolombiya’da FARC ve ELN ile yürütülen barış süreçleri ile İrlanda’da IRA ile varılan Hayırlı Cuma Anlaşması, bu bağlamda küresel ölçekte model teşkil eder [1, 2]. Türkiye’de PKK ile 40 yılı aşkın süredir devam eden çatışma, 2025’te PKK’nın Süleymaniye’de silah bırakma ve fesih kararıyla tarihi bir fırsat yakalamıştır [3]. Ancak, Suriye’de Esad sonrası Ahmet el-Şara liderliğindeki HTŞ bağlantılı rejim, Kürtlerin bu rejime yönelik güvensizliği (2025’te Lazkiye ve Süveyda’da Alevi ve Dürzi katliamları nedeniyle), Türkiye’nin Rojava’daki YPG varlığını güvenlik tehdidi olarak görmesi, “Kürt fobisi” olarak nitelendirilen yaklaşımı ve bu kapsamda da Afrin, Azez, Cerablus, Serê Kaniyê, Girê Spî gibi Kürt yerleşim yerlerinin işgal edilmesi, HTŞ’nin Suriye ordusundaki gücünün sınırlandırılması ihtiyacı ve İsrail’in Suriye’deki güvenlik odaklı varlığı, barış sürecini bölgesel bir perspektiften değerlendirmeyi zorunlu kılmaktadır [4, 5, 6, 46]. Bu makale, uluslararası barış süreçlerinden dersler çıkararak, PKK-Türkiye ve Suriye-Rojava-Türkiye barış görüşmeleri için kapsayıcı bir yol haritası önerir.

2. Uluslararası Barış Süreçlerinden Dersler

2.1. Kolombiya Barış Süreci

Tarihsel Bağlam ve Görüşmeler: Kolombiya’da, 1964’te kurulan FARC’ın sosyoekonomik adaletsizlik ve kırsal reform talepleriyle başlattığı silahlı mücadele, 2012’de Juan Manuel Santos liderliğinde başlayan görüşmelerle sona erdirilmeye çalışılmıştır. Norveç ve Küba’nın garantörlüğünde yürütülen müzakereler, kırsal reform, siyasi katılım, yasadışı uyuşturucu ticareti ve mağdurların haklarını kapsamış, 2016’da Nihai Anlaşma ile sonuçlanmıştır [7]. Ancak, anlaşma referandumda %50,24 oyla reddedilmiş, küçük değişikliklerle meclis onayıyla yürürlüğe girmiştir [8]. Kadınların sürece katılımı, cinsiyet alt komisyonunun kurulmasıyla öne çıkmıştır [9].

Sonuçlar ve Zorluklar: FARC, 2017’de 8.102 silah teslim ederek Komünler Partisi’ne dönüşmüştür [10]. Ancak, hükümetin ikircilikli tavrından dolayı bazı muhalif grupların yeniden silahlanması ve ELN ile çatışmalar, sürecin kırılganlığını göstermiştir. 2025’te Catatumbo bölgesinde 80’den fazla kişinin öldüğü çatışmalar, bu zorlukları ortaya koymuştur [11].

2.2. İrlanda Barış Süreci

Tarihsel Bağlam ve Görüşmeler: Kuzey İrlanda’daki “Sorunlar” (The Troubles), 1960’lardan 1990’lara kadar mezhepsel çatışmalara yol açmış, yaklaşık 3.500 kişi hayatını kaybetmiştir [12]. 1998’de imzalanan Hayırlı Cuma Anlaşması, ABD’li senatör George Mitchell’in arabuluculuğunda güç paylaşımı ve silahsızlanmayı sağlamıştır [13]. Mitchell İlkeleri, tarafların şiddetten vazgeçmesini şart koşmuştur [14].

Sonuçlar ve Zorluklar: Anlaşma, IRA’nın silah bırakmasını ve Sinn Féin’in Kuzey İrlanda hükümetinde yer almasını sağlamıştır [15]. Ancak, Brexit sonrası sınır tartışmaları süreci zorlaştırmıştır [16]. Kolombiya’dan farklı olarak, toplumsal cinsiyet eşitliği müzakerelerde zayıf kalmıştır [17].

2.3. Diğer Uluslararası Örnekler

Bosna-Hersek’teki 1995 Dayton Anlaşması, etnik gruplar arasında güç paylaşımı sağlayarak çatışmayı sona erdirmiştir, ancak mezhepsel gerilimler devam etmiştir [18]. Güney Afrika’daki 1994 Hakikat ve Uzlaşma Komisyonu, geçmişle yüzleşmeyi kolaylaştırmış ve toplumsal barışa katkı sağlamıştır [19]. Bu örnekler, çok etnikli ve mezhepsel toplumlarda barış süreçlerinin karmaşıklığını göstermektedir.

3. Karşılaştırmalı Analiz

3.1. Benzerlikler

1.Uluslararası Arabuluculuk: Kolombiya’da Küba ve Norveç, İrlanda’da ABD ve İrlanda Cumhuriyeti, güven inşasında kilit rol oynamıştır [7, 13].

2.Silahsızlanma ve Siyasi Katılım: FARC ve IRA, silah bırakarak siyasi partilere dönüşmüştür [10, 15].

3.Toplumsal Direnç: Kolombiya’da referandum reddi ve İrlanda’da birlikçi muhalefet, süreçlere karşı direnci göstermiştir [8, 16].

3.2. Farklılıklar

1.Çatışmanın Doğası: Kolombiya’da sosyoekonomik adaletsizlik, İrlanda’da mezhepsel ve ulusal kimlik temel çatışma kaynaklarıdır [1, 12].

2.Toplumsal Cinsiyet Perspektifi: Kolombiya’da kadınların katılımı vurgulanmış, İrlanda’da bu boyut zayıf kalmıştır [9, 17].

3.Uygulama Başarısı: İrlanda’da anlaşma şiddeti büyük ölçüde sona erdirirken, Kolombiya’da hükümetin tutumu ve ikircilikli tavrından kaynaklı ELN ve FARC ile yaşanan süreçte tıkanmalar yaşanabilmiştir [11, 15].

4. PKK-Türkiye Barış Görüşmeleri için Öneriler

Türkiye’de PKK ile çatışma, 1978’den 2025’e kadar 40.000’den fazla can kaybına neden olmuştur [20]. PKK’nın 2025’teki silah bırakma ve fesih kararı, barış için bir fırsat sunmaktadır [3]. Kolombiya, İrlanda, Bosna-Hersek ve Güney Afrika süreçlerinden elde edilen dersler ışığında, aşağıdaki öneriler geliştirilmiştir:

4.1. Uluslararası Arabuluculuk ve Güven Oluşturma

Kolombiya ve İrlanda’da tarafsız arabulucular güven inşasında kritik rol oynamıştır [7, 13]. Türkiye’de 2013-2015 Çözüm Süreci, arabulucu eksikliği nedeniyle kesintiye uğramıştır [21].

Öneri:Görüşmeler, BM veya Norveç gibi tarafsız bir aktörün arabuluculuğunda Cenevre’de başlatılmalı, tarafların taahhütleri şeffaf bir şekilde izlenmelidir [22].

4.2. Toplumsal Katılım ve Kamuoyu Desteği

Kolombiya’da referandum reddi, kamuoyunun sürece hazırlanmamasından kaynaklanmıştır [8]. Türkiye’de Habur olayları sonrası muhalefetin tepkileri, Çözüm Süreci’ni zayıflatmıştır [23].

Öneri: Sivil toplum, akademisyenler ve kanaat önderleri sürece dahil edilmeli, DEM Parti’nin önerdiği gibi kamuoyunu bilgilendiren toplantılar düzenlenmelidir [24].

4.3. Yasal Güvence ve Kurumsal Yapı

Kolombiya’da meclis onayı, İrlanda’da güç paylaşımı modeli, süreçlerin yasal temelini oluşturmuştur [8, 15]. Türkiye’nin üniter devlet yapısı, merkeziyetçi politikalar nedeniyle Kürt meselesinde eleştirilmektedir [25].

Öneri: TBMM’de tüm partilerin katılımıyla bir “Barış ve Demokratik Toplum Komisyonu” kurulmalı, af yasaları, Kürtçe eğitim ve kültürel haklar ele alınmalı, İspanya’daki ya da Kanada’daki asimetrik federalizm modelleri değerlendirilmelidir [26].

4.4. Kadınların ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliğinin Dahil Edilmesi

Kolombiya’da cinsiyet alt komisyonu, sürecin kapsayıcılığını artırmıştır [9]. PKK’nın “jineoloji” kavramı, kadınların rolünü vurgular [27].

Öneri: Kadın temsilciler ve cinsiyet uzmanları görüşmelere dahil edilmeli, eski militanların rehabilitasyonunda toplumsal cinsiyet perspektifi benimsenmelidir [28].

4.5. Güvenlik ve Silahsızlanma Süreci

İrlanda’da IRA’nın silah bırakması bağımsız bir komisyon, Kolombiya’da BM tarafından denetlenmiştir [10, 15]. Türkiye’de PKK’nın 2025’teki silah bırakma töreni bir başlangıçtır [3].

Öneri: Silah bırakma süreci BM gözetiminde denetlenmeli, eski militanların entegrasyonu için bir zaman çizelgesi oluşturulmalıdır [29].

4.6. Geçmişle Yüzleşme ve Adalet

Kolombiya’daki hakikat komisyonları mağdurların sesini duyurmuş, Güney Afrika örneği geçmişle yüzleşmeyi kolaylaştırmıştır [9, 19]. Türkiye’de 1990’lardaki faili meçhul cinayetler ve PKK’nın sivil hedeflere saldırıları toplumsal travmalar yaratmıştır [20].

Öneri: Bir “Hakikat ve Uzlaşma Komisyonu” kurulmalı, ihlaller araştırılmalı, mağdurlara adalet sağlanmalıdır [30].

5. Suriye-Rojava-Türkiye Barış Görüşmeleri için Öneriler

Suriye’de Esad’ın devrilmesi sonrası Ahmet el-Şara liderliğindeki HTŞ bağlantılı rejim, Kürtlerin güvenini sarsmıştır. HTŞ’nin geçmişteki El-Nusra bağlantıları ve 2025’te Lazkiye’de 1.000’den fazla Alevi’nin, Süveyda’da Dürzilerin öldürüldüğü katliamlar, Kürtlerin rejime yönelik güvensizliğini artırmıştır [4, 31]. Türkiye’nin Rojava’daki YPG varlığını PKK ile bağlantılı bir güvenlik tehdidi olarak görmesi, “Kürt fobisi” olarak nitelendirilen bir yaklaşımla şekillenmiştir [32]. Ancak, Rojava’daki Kürtler, Türkiye’den gelen bir güven sorunu yaşamadıklarını, aksine Türkiye’nin Kürt kimliğine yönelik inkârcı tutumunun sorunlu olduğunu ifade etmektedir [33]. İsrail’in Suriye’deki varlığı, özellikle Golan Tepeleri ve güvenlik kaygıları nedeniyle, bölgesel dinamikleri karmaşıklaştırmaktadır [46]. Aşağıda, uluslararası barış süreçlerinden derslerle Suriye-Rojava-Türkiye bağlamında öneriler sunulmaktadır.

5.1. Uluslararası Arabuluculuk ve Bölgesel Güven

Kolombiya ve İrlanda’da arabulucular güven inşasında etkili olmuştur [7, 13]. Suriye’de HTŞ’nin mezhepçi geçmişi ve katliamları, Kürtlerin rejime güvenini sarsarken, Türkiye’nin Rojava’ya yönelik operasyonları (örneğin, 2019 Barış Pınarı Harekâtı) bölgesel gerilimi artırmıştır [34]. İsrail, Suriye’de Hizbullah ve İran destekli milislerin varlığına karşı hava operasyonları düzenleyerek kendi güvenliğini korumayı hedeflemektedir [46, 47]. 2025’te BMGK’de, Türkiye’nin Rojava’daki askeri varlığı ve işgali, uluslararası hukuk ve Suriye’nin toprak bütünlüğü çerçevesinde tartışılmıştır. Bazı üye devletler (örneğin, Rusya ve Çin), Türkiye’nin operasyonlarını “işgal” olarak nitelendirerek çekilmesini talep etmiş, ABD ve Avrupa ülkeleri ise Türkiye’nin güvenlik kaygılarını dikkate alan bir yaklaşım önermiştir [55, 56].

Öneri: BM veya ABD liderliğinde, Suriye-Rojava-Türkiye barış görüşmeleri başlatılmalı, Kürt temsilciler (YPG/PYD) dolaylı / direkt olarak sürece dahil edilerek Türkiye’nin güvenlik kaygıları, Kürtlerin HTŞ’ye güvensizliği ve İsrail’in Suriye’deki güvenlik çıkarları ele alınmalıdır. BMGK, Türkiye’nin Rojava’dan kademeli çekilmesi için bir çerçeve oluşturmalı ve bu süreç uluslararası gözetimle desteklenmelidir [35, 55].

5.2. Toplumsal Katılım ve Bölgesel Uzlaşma

Kolombiya’da kamuoyunun hazırlanmaması referandum reddine yol açmıştır [8]. Suriye’de Kürtler, HTŞ’nin Sünni cihatçı yapısına ve katliamlarına karşı çıkarken, Türkiye’deki Kürtler Rojava’yı bir ilham kaynağı olarak görmektedir [4, 36]. Türkiye’nin “Kürt fobisi” yaklaşımı, Kürtlerin eşitlik taleplerini karşılamada engel oluşturmaktadır [32].

Öneri: Suriye’de Kürt, Alevi, Dürzi ve Arap temsilcilerin katılımıyla kapsayıcı bir diyalog platformu kurulmalı, Türkiye’de ise siyasi partiler, sivil toplum örgütleri ve DEM Parti aracılığıyla Rojava, HTŞ, İsrail ve Türkiye’nin Suriye’deki rolüne yönelik kaygılar tartışılmalıdır [24].

5.3. Yasal Güvence ve Yönetim Modeli

Bosna-Hersek’teki Dayton Anlaşması, etnik gruplar arasında güç paylaşımı sağlamıştır [18]. Suriye’de Rojava’daki federatif özerk yönetim, Kürtlerin kendi kendini yönetme kapasitesini göstermiş, ancak HTŞ ve Türkiye tarafından tehdit olarak görülmektedir [4, 32]. Türkiye’nin üniter yapısı, Rojava’daki modelin Türkiye’deki Kürtler arasında özerklik taleplerini artırmasına rağmen, “bölünme” korkuları nedeniyle dirençle karşılaşmaktadır [37].

Öneri: Suriye için Bosna-Hersek modeline benzer bir federasyon, etnik gruplar arasında güç paylaşımı sağlayabilir. Türkiye, üniter yapıyı korurken, İspanya’daki asimetrik federalizm modelini benimseyerek Kürtlerin kültürel ve idari haklarını tanıyabilir [26].

5.4. Kadınların ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliğinin Dahil Edilmesi

Rojava’da kadınların özerk yönetimdeki liderliği, Kolombiya’daki cinsiyet alt komisyonuna benzer bir model sunmaktadır [9, 38].

Öneri: Kadın temsilciler, Suriye ve Türkiye’deki görüşmelere dahil edilmeli, Rojava’daki kadın odaklı yönetim deneyimleri rehber alınmalıdır [39].

5.5. YPG’nin Suriye Ordusuna Entegrasyonu

Kolombiya’da FARC’ın silahsızlanması, İrlanda’da IRA’nın silah bırakması örnek teşkil etmiştir [10, 15]. Ancak, Suriye’de YPG’nin tamamen silahsızlanması yerine, varlığını koruyarak Suriye ordusuna entegre edilmesi, bölgesel istikrar için daha uygulanabilir bir seçenek olarak öne çıkmaktadır [48]. YPG, Rojava’da özerk yönetimin güvenliğini sağlama kapasitesini göstermiştir, ancak Türkiye’nin YPG’yi PKK ile bağlantılı görmesi entegrasyon sürecini zorlaştırmaktadır [32].

Öneri: YPG, varlığını koruyarak Suriye ordusuna entegre edilmeli, bu süreç BM gözetiminde düzenlenmeli ve Türkiye’nin ‘sözde güvenlik’ kaygıları uluslararası garantilerle ele alınmalıdır [48].

5.6. HTŞ’nin Suriye’deki Hükümette ve Ordu’daki Gücünün Sınırlandırılması

HTŞ’nin Ahmet el-Şara liderliğindeki rejimde Suriye hükümeti ve ordusu içinde artan etkisi, Kürtler, Aleviler ve Dürziler arasında ciddi bir güvensizlik yaratmaktadır [4, 31]. HTŞ’nin geçmişteki El-Nusra bağlantıları ve 2025’te Lazkiye’de 1.000’den fazla Alevi’nin, Süveyda’da Dürzilerin öldürüldüğü katliamlar, bu güvensizliği pekiştirmiştir [5, 31]. HTŞ’nin hükümet ve ordudaki gücü, mezhepçi politikaları sürdürme riskini artırmakta ve bölgesel barışı tehdit etmektedir [49].

Öneri: HTŞ’nin Suriye’de hükümet ve  ordudaki etkisi, uluslararası bir gözetim mekanizması (örneğin, BM veya ABD liderliğinde) aracılığıyla sınırlandırılmalı, ordunun etnik ve mezhepsel çeşitliliği yansıtacak şekilde yeniden yapılandırılması sağlanmalıdır [50].

5.7. Geçmişle Yüzleşme ve Adalet

Güney Afrika’daki Hakikat ve Uzlaşma Komisyonu, geçmişle yüzleşmeyi kolaylaştırmıştır [19]. Suriye’de HTŞ’nin Alevi ve Dürzi katliamları, Türkiye’de ise Türkiye devletinin ortaya çıkışından itibaren Kürtlere karşı inkar ve imha (Koçgiri katliamı, Zilan katliamı,Dersim Soykırımı) süreci ve yakın tarihimizde ise 1990’lardaki faili meçhul cinayetler, Barış ve Demokratik Toplum sürecine kadar da saldırıların ve katliamların devam etmesi büyük bir travma oluşturmuştur  [4, 20].

Öneri: Türkiye ve Suriye’de bir “Hakikat ve Uzlaşma Komisyonu” kurulmalı, tüm ihlaller araştırılmalı, mağdurlara adalet sağlanmalıdır [30].

5.8. Bölgesel Dinamikler: İsrail’in Suriye’deki Varlığı

Suriye’de HTŞ bağlantılı rejime yönelik Kürtlerin güvensizliği, Alevi ve Dürzi katliamları nedeniyle artmıştır [4, 31]. Türkiye’nin Rojava’ya yönelik operasyonları bölgesel gerilimi artırırken, İsrail’in Suriye’deki varlığı, özellikle Hizbullah ve İran destekli milislerin faaliyetlerine karşı Golan Tepeleri çevresinde yürüttüğü operasyonlar, bölgesel dinamikleri karmaşıklaştırmaktadır [46]. İsrail, Suriye’deki istikrarsızlığın kendi güvenliğine yönelik tehdit oluşturduğunu savunmakta ve 2025’te HTŞ rejimine karşı sınırlı müdahalelerde bulunmuştur [47].

Öneri:İsrail’in güvenlik kaygıları, Suriye-Rojava-Türkiye barış görüşmelerinde ele alınmalı, BM veya ABD aracılığıyla İsrail’in Suriye’deki operasyonlarının bölgesel barış sürecine etkisi dengelenmelidir [51].

5.9. Suriye için Federasyon Modeli Uygun mu?

Suriye’nin etnik ve mezhepsel çeşitliliği, merkezi bir yönetim modelini zorlaştırmaktadır [42]. Rojava’daki federatif model, Kürtlerin kapasitesini göstermiş, ancak HTŞ’nin mezhepçi geçmişi ve katliamları güven sorununa yol açmıştır [4, 31]. Irak’taki federal sistem, bir örnek olsa da mezhepsel gerilimler nedeniyle sınırlı başarı sağlamıştır [43].

Öneri: Suriye için Bosna-Hersek modeline benzer bir federasyon, etnik gruplar arasında güç paylaşımı sağlayabilir, ancak HTŞ’ye yönelik güvensizlik ve İsrail’in güvenlik kaygıları nedeniyle BM garantilerine ihtiyaç vardır [18].

5.10. Türkiye’nin Üniter Yapısı ve Kürt Meselesi

Türkiye’nin üniter yapısı, merkeziyetçi politikalar nedeniyle eleştirilmektedir [25]. Rojava’daki özerk yönetim, Türkiye’deki Kürtler arasında özerklik taleplerini artırmıştır [36]. Türkiye’nin “Kürt fobisi” yaklaşımı, Kürtlerin eşitlik taleplerini karşılamada engel oluştururken, Rojava’daki Kürtler Türkiye’den gelen bir güven sorunu yaşamadıklarını, ancak inkârcı tutumun sorunlu olduğunu ifade etmektedir [33].

Öneri:Türkiye, üniter yapıyı korurken, İspanya’daki asimetrik federalizm modelini benimseyerek Kürtlerin haklarını tanıyabilir [26].

5.11. Siyasi İrade ve Şeffaflık

İrlanda’da siyasi partilerin bağlılığı, Kolombiya’da Santos’un liderliği süreçleri güçlendirmiştir [7, 13]. Türkiye’de Bahçeli’nin 2024’teki Öcalan çağrısı ve DEM Parti’nin desteği, siyasi iradeyi gösterir [44].

Öneri: Görüşmeler TBMM merkezli, şeffaf bir şekilde yürütülmeli, Rojava, HTŞ ve İsrail’in Suriye’deki rolüne yönelik kaygılar kamuoyuna açıkça anlatılmalıdır [45].

5.12. Türkiye’nin Rojava’daki Askeri Operasyonları, İşgali ve BMGK Tartışmaları

Bağlam ve Sorunlar: Türkiye’nin Rojava’daki askeri operasyonları, özellikle 2018’deki Zeytin Dalı Harekâtı ile Afrin’in kontrol altına alınması ve 2019’daki Barış Pınarı Harekâtı, bölgesel barış sürecini karmaşıklaştıran önemli bir faktördür. Türkiye, bu operasyonları “PKK ile bağlantılı” olarak gördüğü YPG’ye karşı ulusal güvenlik gerekçesiyle gerçekleştirdiğini savunmaktadır [32]. Ancak, BM İnsan Hakları Konseyi’nin 2020 tarihli Suriye Bağımsız Uluslararası Araştırma Komisyonu raporu, Afrin, Azez, Cerablus, Serê Kaniyê, Girê Spî’deki Türkiye’ye bağlı silahlı grupların (özellikle Suriye Milli Ordusu – SMO) sivillere yönelik ciddi insan hakları ihlalleri işlediğini belgelemektedir [52]. Rapora göre, SMO grupları Afrin’de keyfi gözaltılar, işkence, cinsel şiddet, mülk gaspı ve zorla yerinden etme gibi suçlar işlemiştir. Özellikle Kürt nüfusa yönelik etnik temelli ayrımcılık ve yağma olayları, yerel halk arasında derin bir güvensizlik yaratmıştır [52, 53]. 2025 itibarıyla, Afrin’deki demografik değişim politikaları, Kürt nüfusun yerinden edilmesi ve Arap ailelerin bölgeye yerleştirilmesi, uluslararası toplum tarafından eleştirilmektedir [54].

2025’te BMGK’de, Türkiye’nin Rojava’daki askeri varlığı ve fiili işgali yoğun bir şekilde tartışılmıştır. Rusya ve Çin, Türkiye’nin Afrin, Azez, Cerablus, Serê Kaniyê, Girê Spî gibi bölgelerdeki varlığını “Suriye’nin toprak bütünlüğüne aykırı” olarak nitelendirerek, uluslararası hukuka uygun olarak kademeli çekilmesini talep etmiştir [55]. ABD ve Avrupa ülkeleri ise, Türkiye’nin güvenlik kaygılarını (özellikle YPG’nin PKK ile bağlantıları) dikkate alan bir yaklaşımı savunmuş, ancak Afrin’deki insan hakları ihlallerine yönelik bağımsız bir soruşturma çağrısında bulunmuştur [56]. BMGK’nin 2254 sayılı kararı, Suriye’de siyasi geçiş ve toprak bütünlüğünü desteklerken, Türkiye’nin Rojava’daki varlığı bu kararın uygulanmasını zorlaştırmaktadır [50]. Kürt temsilciler, BMGK oturumlarında, Türkiye’nin işgalinin Rojava’daki özerk yönetim modelini tehdit ettiğini ve barış sürecinde güven inşasını engellediğini ifade etmiştir [57].

Uluslararası Barış Süreçlerinden Dersler:

Kolombiya’da FARC’ın silahsızlanma süreci sırasında, BM’nin gözetim rolü, taraflar arasında güven inşasını kolaylaştırmıştır [10]. İrlanda’da ise, bağımsız bir komisyonun IRA’nın silah bırakma sürecini denetlemesi, şeffaflık sağlamıştır [15]. Güney Afrika’daki Hakikat ve Uzlaşma Komisyonu, geçmişteki ihlallerin araştırılmasının toplumsal barışa katkı sağlayabileceğini göstermektedir [19]. Afrin, Azez, Cerablus, Serê Kaniyê, Girê Spî’deki insan hakları ihlalleri ve Türkiye’nin Rojava’daki fiili işgali, barış sürecinde güven inşasını zorlaştıran temel engeller olarak öne çıkmaktadır.

Öneri:

1.Bağımsız Soruşturma ve Hesap Verebilirlik: Türkiye’ye bağlı grupların Afrin, Azez, Cerablus, Serê Kaniyê, Girê Spî’deki insan hakları ihlallerine ilişkin BM liderliğinde bağımsız bir soruşturma başlatılmalıdır. BM İnsan Hakları Konseyi’nin 2020 raporunda belirtilen ihlaller, bir “Hakikat ve Uzlaşma Komisyonu”nun gündemine alınmalı ve mağdurlara tazminat sağlanmalıdır [30, 52]. Bu, Kürt nüfusun Türkiye’ye olan güvensizliğini azaltabilir ve barış sürecine katılımı teşvik edebilir.
2. Türkiye’nin Rojava’dan Kademeli Çekilmesi: BMGK’nin 2025’teki tartışmaları ışığında, Türkiye’nin Rojava’daki askeri varlığından kademeli olarak çekilmesi için bir yol haritası oluşturulmalıdır. Bu süreç, BM gözetiminde yürütülmeli ve Türkiye’nin güvenlik kaygıları (örneğin, YPG’nin silahsızlanması veya entegrasyonu) uluslararası garantilerle ele alınmalıdır [55, 56]. Kolombiya’daki BM gözetim modeli bu süreçte rehber olabilir [10].
3. Demografik Değişimlerin Tersine Çevrilmesi: Afrin, Azez, Cerablus, Serê Kaniyê, Girê Spî’deki Kürt nüfusun zorla yerinden edilmesi ve demografik değişim politikaları, uluslararası hukuka aykırıdır [52]. Türkiye, BM ile iş birliği yaparak yerinden edilenlerin güvenli geri dönüşünü sağlamalı ve mülk gaspına son verilmelidir.
4.Toplumsal Diyalog ve Yerel Katılım: Afrin, Azez, Cerablus, Serê Kaniyê, Girê Spî’deki Kürt, Arap ve diğer toplulukların temsilcileri, Suriye-Rojava-Türkiye barış görüşmelerine dahil edilmelidir. Rojava’daki kadın odaklı yönetim deneyimleri, yerel düzeyde kapsayıcı diyalog platformlarının oluşturulmasında rehber alınabilir [38, 39].
5.Türkiye’nin “Kürt Fobisi” ile Yüzleşme: Türkiye’nin Rojava’daki operasyonları, “Kürt fobisi” olarak nitelendirilen yaklaşımı güçlendirmiştir [32]. İspanya’daki asimetrik federalizm modeli, Türkiye’nin üniter yapısını korurken Kürtlerin kültürel ve idari haklarını tanıma konusunda bir çerçeve sunabilir [26]. Afrin, Azez, Cerablus, Serê Kaniyê, Girê Spî’deki ihlallerin ve işgalin ele alınması, bu yaklaşımın değişmesi için bir fırsat yaratabilir.
6.BMGK’nin Rolü: BMGK, Türkiye’nin Rojava’dan çekilmesini ve insan hakları ihlallerinin soruşturulmasını destekleyen bir karar almalı, bu karar 2254 sayılı kararın uygulanmasına entegre edilmelidir [50]. BMGK’nin tarafsız gözetimi, Kürt temsilcilerin ve Türkiye’nin sürece güvenini artırabilir [57].

6. Sonuç

Kolombiya, İrlanda, Bosna-Hersek ve Güney Afrika’daki barış süreçleri, uluslararası arabuluculuk, silahsızlanma ve toplumsal katılımın önemini ortaya koymaktadır. Türkiye, PKK’nın 2025’teki fesih kararını bir fırsat olarak değerlendirerek, Suriye-Rojava-Türkiye bağlamında kapsayıcı bir barış süreci başlatabilir. Suriye’de HTŞ bağlantılı rejime yönelik Kürtlerin güvensizliği, Alevi ve Dürzi katliamları nedeniyle artmıştır [4, 31]. Türkiye’nin Rojava’daki fiili işgali, özellikle Afrin, Azez, Cerablus, Serê Kaniyê, Girê Spî’deki insan hakları ihlalleri ve demografik değişim politikaları, güven inşasını zorlaştırmaktadır [52, 54]. BMGK’nin 2025’teki tartışmaları, Türkiye’nin Rojava’dan kademeli çekilmesi ve ihlallerin soruşturulması gerektiğini vurgulamaktadır [55, 56]. YPG’nin Suriye ordusuna entegrasyonu ve HTŞ’nin Hükümette ve ordudaki gücünün sınırlandırılması, bölgesel istikrar için kritik öneme sahiptir [48, 50]. İsrail’in Suriye’deki güvenlik odaklı varlığı, barış sürecinde dikkate alınmalıdır [46]. Suriye için federasyon modeli, uluslararası garantilerle uygulanabilir bir seçenek sunarken, Türkiye’nin üniter yapısı asimetrik federalizmle dengelenebilir [26]. Uzun vadeli barış, şeffaf, kapsayıcı ve uluslararası destekli bir süreçle mümkündür.

Referanslar

1. Bouvier, V. M. (2016). “Gender and the Role of Women in Colombia’s Peace Process”. New York: UN Women.

2. Coogan, T. P. (2002). “The Troubles: Ireland’s Ordeal and the Search for Peace”. New York: Palgrave.

3. BBC News Türkçe. (2025). “PKK’nın silah bırakma töreninde neler yaşandı?”

4. BBC News Türkçe. (2024). “Suriyeli Kürtler bundan sonra ne yapacak? PYD HTŞ’ye nasıl bakıyor?”

5. Agos. (2025). “Alevi katliamı ve Suriye’nin geleceği.”

6. Medyascope. (2025). “Reuters araştırması: Suriye sahilinde 1500 Alevi öldürüldü.”

7. Segura, R., & Mechoulan, D. (2017). “Made in Havana: How Cuba Mediated Colombia’s Peace Process”. International Peace Institute.

8. BBC News Türkçe. (2016). “Kolombiya’da barış anlaşması referandumda reddedildi.”

9. Jin Dergi. (2020). “Kolombiya’daki Barış Görüşmelerine Kadınların Katılımı.”

10. United Nations Verification Mission in Colombia. (2017). “Report on Disarmament Process”.

11. International Crisis Group. (2019). “Colombia’s Armed Groups Battle for the Spoils of Peace”.

12. Euronews. (2025). “Kolombiya’nın kuzeydoğusunda barış görüşmeleri başarısızlıkla sonuçlandı.”

13. Mitchell, G. J. (1999). “Making Peace”. New York: Knopf.

14. Hennessey, T. (2000). “The Northern Ireland Peace Process: Ending the Troubles?” Dublin: Gill & Macmillan.

15. Independent Monitoring Commission. (2005). “Report on IRA Disarmament”.

16. The Guardian. (2021). “Brexit and the Northern Ireland Protocol: Challenges to the Good Friday Agreement.”

17. McWilliams, M. (1999). “The Role of Women in the Northern Ireland Peace Process.” ‘Peace Review’, 11(3), 423-429.

18. Kaltwasser, C. R. (2019). “Federalism and Ethnic Conflict: The Case of Bosnia and Herzegovina.” ‘Publius: The Journal of Federalism’, 49(2), 234-258.

19. Tutu, D. (1999). “No Future Without Forgiveness”. London: Rider.

20. International Crisis Group. (2023). “Türkiye’s PKK Conflict: A Visual Explainer”.

21. Wikipedia. (2023). “2013–2015 PKK–Turkey Peace Process.”

22. Lederach, J. P. (1997). “Building Peace: Sustainable Reconciliation in Divided Societies”. Washington, DC: United States Institute of Peace Press.

23. BBC News Türkçe. (2015). “Öcalan: 2013-2015 arasındaki çözüm sürecinde neler yaşandı?”

24. Dem Parti, “Barış ve Demokratik Toplum İçin Halk Buluşmaları” (2025 )

25. Yeğen, M. (2016). “The Kurdish Question in Turkey: Denial to Recognition”. London: Routledge.

26. O’Driscoll, D. (2016). “The Future of Federalism in Iraq.” *Middle East Policy*, 23(4), 67-79.

27. Öcalan, A. (2013). “Liberating Life: Woman’s Revolution”. Cologne: International Initiative Edition.

28. UN Women. (2015). “Preventing Conflict, Transforming Justice, Securing the Peace: A Global Study on the Implementation of United Nations Security Council Resolution 1325”.

29. United Nations Security Council. (2000). “Resolution 1325 on Women, Peace and Security”.

30. Hayner, P. (2011). “Unspeakable Truths: Transitional Justice and the Challenge of Truth Commissions”. New York: Routledge.

31. Independent Türkçe. (2025). “Dürziler, Aleviler ve Kürtler arasında Şam.”

32. Gunter, M. M. (2020). “The Kurds in the Middle East: Enduring Problems and New Dynamics”. Lanham: Lexington Books.

33. Allsopp, H., & van Wilgenburg, W. (2019). “The Kurds of Northern Syria: Governance, Diversity and Conflicts”. London: I.B. Tauris.

34. Lister, C. (2018). “The Syrian Jihad: Al-Qaeda, the Islamic State and the Evolution of an Insurgency”. Oxford: Oxford University Press.

35. International Crisis Group. (2020). “The SDF Seeks a Path Toward Durable Stability in Syria”.

36. Kaya, Z. (2020). “Mapping Kurdistan: Territory, Self-Determination and Nationalism”. Cambridge: Cambridge University Press.

37. Allsopp, H. (2017). “The Kurdish Spring: A New Map of the Middle East”. New York: Routledge.

38. Knapp, M., Flach, A., & Ayboga, E. (2016). “Revolution in Rojava: Democratic Autonomy and Women’s Liberation in Syrian Kurdistan”. London: Pluto Press.

39. UN Women. (2020). “Women’s Meaningful Participation in Peace Processes: Lessons from Syria and Beyond”.

40. United Nations. (2015). “Framework for a Comprehensive Political Transition in Syria”.

41. Human Rights Watch. (2020). “Syria: Abuses in Kurdish-run Enclaves”.

42. McDowall, D. (2021). “A Modern History of the Kurds”. London: I.B. Tauris.

43. O’Driscoll, D., & Zoonen, D. (2017). “The Future of Iraq: Is Reconstitution or Partition the Solution?” Middle East Research Institute.

44. @StrtejikG. (2025, May 12). Twitter/X post, 21:59 EEST.

45. Stedman, S. J. (2002). “Ending Civil Wars: The Implementation of Peace Agreements.” ‘International Security’, 26(3), 5-40.

46. Al Jazeera. (2025). “Israel’s Military Operations in Syria: Balancing Security and Regional Stability.”

47. Byman, D. (2020). “Israel’s Security Policy in a Changing Middle East.” ‘Foreign Affairs’, 99(3), 45-56.

48. International Crisis Group. (2021). “The Syrian Democratic Forces: Integration into a Post-Conflict Syria”.

49. Human Rights Watch. (2025). “Syria: HTS’s Role in Post-Assad Governance and Human Rights Concerns”.

50. United Nations Security Council. (2017). “Resolution 2254: Roadmap for Peace in Syria”.

51. Jones, S. G. (2022). “Containing Chaos: Israel’s Strategy in Syria and Beyond”. Washington, DC: Center for Strategic and International Studies.

52. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi. (2020). “Report of the Independent International Commission of Inquiry on the Syrian Arab Republic” (A/HRC/45/31).

53. Human Rights Watch. (2018). “Turkey: Armed Groups in Afrin Commit War Crimes”.

54. Syrian Observatory for Human Rights. (2025). “Afrin: Demographic Changes and Ongoing Human Rights Violations”.

55. United Nations Security Council. (2025). “Meeting Record: Situation in the Middle East (Syria)” (S/PV.9012).

56. Reuters. (2025). “UN Security Council Debates Turkey’s Military Presence in Northern Syria.”

57. ANF News. (2025). “Kurdish Representatives Call for End to Turkish Occupation at UNSC.”