Barış İçin Aktivite
Kendinizden başka kimse size barış getiremez

Kürtler yine mi üvey evlat muamelesi görüp içine ağlamaya devam edecek?

Bırakın, biraz da Batı incinsin! Kürtler bu süreçte de mi yine üvey evlat muamelesi görecek? Elli yıllık savaşta içlerine ağlamaktan bitap düşmüşler ama olsun, öz evlatlarının ayağına taş değmesin diye barış sürecinde bile Kürtlerimize insafsızca vurmaya devam edelim! Hâlâ “İçinize ağlayın” deniliyor.

54

Yannis Vasilis Yaylalı

Kürtlerin onurunu daha fazla sınamayın derim. Ben Kürt değilim, hatta bir zamanlar PKK’ye karşı savaşmış ve bir çatışmada PKK gerillalarının eline esir düşmüş biriyim. Ama o silah yakma görüntüleri, benim bile göğsümün tam ortasına bir ağırlık gibi oturdu. Savaşın ortasında, belki de beş dakika sonra şehit olma ihtimaliyle yaşayan gerillaların röportajlarına ya da fotoğraflarına bakın; gözlerinin içi gülerken, silahlarını ve eşyalarını ateşin ortasına bırakan o gerillaların yüz ifadeleri aklınızdan çıkıyor mu? Bunu hepimizin sorgulaması gerekiyor. Bu görüntüler Kürtlerde nasıl bir travma yarattı, bunu hayal bile edemiyorum.

 

Bir de sürecin başından beri dili hep aynı kalan bir Erdoğan var. Barış süreciyle ilgili konuşurken, sözlerini terörizmle başlayıp terörizmle bitirmesi, insafsızca Kürtleri incitiyor. Buna bir çözüm bulunmalı. Batı’yı incitmeme, kırmama kaygısı taşırken, Kürtlerle aranızda onarılmaz bir çatlak oluşabilir. Sayın Öcalan’ın çağrısıyla Barış ve Demokratik Toplum Grubu’nun silahlarını imha etme toplantısına deneyimli siyasetçi Leyla Zana da katılmıştı. Leyla Zana, Kürt halkının nabzını iyi tutan bir siyasetçidir. Hükümetin diliyle ilgili Kürt halkı nezdinde oluşan tepkiyi şu şekilde ifade etmişti: “Terör yasası artık değişmeli. Kürtler hiçbir zaman terörist olmadı, Kürtlerin terörle suçlanmasını asla kabul etmiyoruz”. Bu hassasiyet ısrarla kaşınmaya devam ediliyor. Arafat’ın ve örgütünün Filistin’de nasıl kaybettiğini, Hamas’ın nasıl yükseldiğini iyi okumak lazım. Kürtlerin her şeyi sineye çekeceğini düşünüyorsanız, kendi halkınızı tanımıyorsunuz demektir. Her halkın bir kırmızı çizgisi vardır, Kürt halkının kırmızı çizgisinin gerillalar olduğunu asla göz ardı etmememiz gerekir.

 

Hükümetin dilinde mutlaka bir değişiklik yapılması için bir ültimatom verilmeli. Kürtler, tek taraflı hareket etmekten vazgeçmeli; yoksa verilen tavizlerin sonu gelmez ve bu, Kürt halkına yansımaları artık tolere edilemeyecek bir noktaya ulaşır. Bırakın, biraz da Batı incinsin! Kürtler bu süreçte de mi yine üvey evlat muamelesi görecek? Elli yıllık savaşta içlerine ağlamaktan bitap düşmüşler ama olsun, öz evlatlarının ayağına taş değmesin diye barış sürecinde bile Kürtlerimize insafsızca vurmaya devam edelim! Hâlâ “İçinize ağlayın” deniliyor. Ancak bu kez bunu yaptıran düşman değil, kendi vekilleri; yani kendi içlerinden çıkan insanlar…

Kürt halkının legal alandaki iradesinin söyle bir düşüncesi var galiba, Kürt halkı bize karşı sonsuz bir kredi verdi, bizde bol keseden bunu kullanalım diyorlar ama bu kredi tükenmeye doğru gidiyor, onu bilerek hareket edin derim, yaptıklarınız karşısında birgün bir bakmışsınız arkanızda kimse kalmamış, dediğim gibi hiç bir kredi sonsuz değildir, aman diyorum ki aman…