KIBRIS’TA SEÇİMİ RECEP ERHÜRMAN ve TUFAN BAHÇELİ KAZANDI
"Bay Tufan sinme, perde arkasına saklanma, susma ve kafasını kuma gömme ustasıdır! "
Aziz Şah yazdı ..
21 sene önce Annan Planı’nın reddedildiği gece İnönü Meydanı’nda kutlama yapan CTP’lileri hiç unutmadım…
Sözde Kıbrıs’ın birleşmesi için yapılan bir referandumda bir taraf “hayır”, diğer taraf “evet” diyor, plan reddediliyor…
Buna karşılık,
-Yes be annem, diye İnönü meydanında kutlama yapılıyor.
Ahmakça bir durum değildi bu.
Bilinçaltının kusmasıydı…
-Neyi neden yaptığınızı bilmiyorsanız sizi kustururlar!
***
19 Ekim günü Kıbrıs’ın işgal bölgesinde seçim yapıldı…
-Kıbrıslı Türk toplum lideri seçilmedi!
Türkiye’nin işgal ettiği Kıbrıs Cumhuriyeti topraklarında kurduğu kukla rejim “KKTC”nin “Cumhurbaşkanı” seçildi!
Kıbrıslı Türk toplum liderliği 1960 Kıbrıs Cumhuriyeti’nin bir kurumu olan Cumhurbaşkanı Yardımcılığıdır.
KKTC Cumhurbaşkanlığı ile Kıbrıslı Türk toplum liderliği birbirine karıştırılamaz. İşgal rejiminin makamı ile Kıbrıs Cumhuriyeti’nin makamının birbirine karıştırılması önce Kıbrıslı Türklerin sonra tüm Kıbrıslıların iradesinin gaspıdır ve savaş suçlarının meşrulaştırılmasıdır.
Yarım asırdır seçimler üzerinden Türkiye’nin savaş suçlarının meşrulaştırılmasına ve Kıbrıslıların iradesinin gasp edilmesine göz yuman BM ve Kıbrıs Cumhuriyeti liderliğinin karşısında olacağız bundan sonra!
Kıbrıs’ın işgal bölgesindeki seçimler toptan bir irade gaspıdır ve irade gaspından temsiliyet ve meşruiyet çıkmaz.
***
Kıbrıs’ın işgal bölgesinde seçimlerin iki tane işlevi vardır:
-Türkiye’nin işgalinin perdelenmesi, demokratik seçimler yapılıyor imajı verilmesi.
-Türkiye’nin savaş suçlarının seçimler aracılığıyla meşrulaştırılması.
Batı, Rusya’nın ilhak ettiği Kırım’da yaptığı seçimleri tanımazken Türkiye’nin işgal ettiği Kıbrıs’ta yaptığı seçimleri kabul eder.
Kıbrıs’taki işgalin yarım asır sürmesinin nedeni Batı emperyalizminin bu ikiyüzlülüğüdür. Türkiye, Batı emperyalizminin kullanışlı aparatı olduğu için Kıbrıs’taki savaş suçlarına göz yumulur…
Türkiye’nin işgal ettiği Kıbrıs Cumhuriyeti topraklarında kurduğu kukla rejimin “Cumhurbaşkanı” Türkiye’den taşınan yerleşimcilerin oylarıyla seçildi.
Burada üç anahtar kavram var:
-İşgal bölgesi.
-Kukla rejim.
-Yerleşimcilerin oyları.
İşgal edilen toprağa nüfus taşınması savaş suçuyken, yasadışı yerleşimci nüfusun seçtiği “lider”le Türkiye’nin savaş suçları meşrulaştırılır ve Kıbrıslıların iradesi gasp edilir.
***
İşte bu nedenlerden ötürü, 19 Ekim 2025’te Kıbrıs’ın işgal bölgesinde yapılan seçimi, AKP-MHP’den CHP-Zafer Partisi’ne havuzdan muhalif medyaya kadar geniş bir kesim benzer kelimelerle okudu:
-Meşruiyet, demokratik temsiliyet, milli irade!
Çünkü seçimin işlevi, Türk işgalini perdelemek ve meşrulaştırmaktır.
-Ha! Önce bunu Kıbrıs Cumhuriyeti Meclis Başkanı Annita Dimitriu’ya anlatmamız gerek…
Çünkü Annita Kırım’daki seçimleri tanımaz, Kıbrıs’ın işgal bölgesindeki seçimleri tanır…
-Bize düşman çok, Annita’dan Ayşe’ye!
***
Türkiye’deki sömürgeci kamuoyu Kıbrıs’ın işgal bölgesini “arkabahçe” olarak kabul ettiği için CHP-AKP rekabetinin izdüşümünü arıyorlar…
Ne kadar kof bir cümle:
-“Kıbrıs’ta Tayyip Erdoğan kaybetti Tufan Erhürman kazandı”…
Ya da “Kıbrıs’ta AKP-MHP’ye tokat”…
-Kof!
Çünkü Kıbrıs’taki işgali, işgalin kurumsallığını ve işgal işbirlikçiliğini tanımıyorlar.
En basitinden Bay Tufan’a sorsalar:
-Bu seçimi Tayyip Erdoğan’a karşı mı kazandınız, Devlet Bahçeli’ye tokat mı attınız?
Alacakları cevap şöyle olur:
-Sayın Erdoğan ile hiçbir sorunum olamaz. Sayın Erdoğan’a karşı değil, onunla birlikte kazandık, birlikte istişare ederek yöneteceğiz. Sayın Devlet Bahçeli’nin de devletlu karakterinden faydalanmayı umuyorum…
Aylardır herkes seçime müdahaleden şikayet etti. Müdahaleden tek şikayetçi olmayan kişi Tufan Erhürman’dı. Tek bir cümle kurmadı. Gazeteciler sorduğunda müdahale olmadığını söyledi…
Çünkü gerçek müdahale Türkiye’nin Kıbrıs’ın işgal bölgesine yüzbinlerle taşıdığı yerleşimci nüfustur. Tufan bütün seçim kampanyasını Türkiyeli yerleşimcilere dayanarak yürüttü…
22 Ocak 2018’de Kıbrıslı yurtseverleri taşlarla linç eden yerleşimciler 19 Ekim 2025’te Tufan’a oy attı.
-Bize taş, ona oy!
Kıbrıs’ın işgal bölgesinde birçok kamusal figürün Türkiye’deki siyasilere meydan okuyan açıklamalarını bulabilirsiniz. Tufan’ın bulamazsınız…
Bay Tufan sinme, perde arkasına saklanma, susma ve kafasını kuma gömme ustasıdır!
22 Ocak 2018’de Tayyip Erdoğan’ın emri ile Türkiyeli yerleşimcilerin gerçekleştirdiği taşlı linç sırasında ne yaptıysa bundan sonra da onu yapacak…
-Susa susa geldi bu makama!
Bu seçim federasyon ile iki devlet arasında bir referandum da değildi.
Sorarsanız Bay Tufan’a, size şöyle diyecek:
-‘Federasyon kazandı, iki devlet kaybetti’ söylemi kutuplaştırıcıdır ve doğru değildir. Federasyonda da iki devlet vardır.
Aylardır Tatar’ın maskaralıkları ile uğraşacağınıza Tufan’ı dinleseydiniz görürdünüz:
-“Altını doldurmaya başladığımız anda federasyon ile iki devlet çok da farklı değil”…
-“Önemli olan çözümün adı değil içeriğidir, siz ister bu modele federasyon deyin, ister konfederasyon”…
-“Ben iki eşit kurucu devlet temelinde bir çözüm savunuyorum; belki de Tatar ile içeriği konuşsak, aynı şeyi konuştuğumuzu anlayacağız”…
Albay İsmail Tansu’nun dediği gibi:
-Kıbrıs politikasını Özel Harp Dairesi belirler!
Bu seçimi Recep Erhürman ve Tufan Bahçeli kazandı!
Aslında herkes uyur taklidi yapıyor…
Karikatür: Deniz Işılsoy