Hopa eski belediye başkanı: Süreçte Karadenizliler de aktör olmalı
Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne ilişkin değerlendirmelerde bulunan Hopa Belediyesi eski Başkanı Yılmaz Topaloğlu, “Acı Karadeniz'de de Diyarbakır'da da aynı. Süreçte Karadeniz’deki halk da gözlemci değil, aktör olmalıdır” dedi.
BARIŞIN TEMİNATI
Gerillaların 11 Temmuz’da silahların yakarak imha ettiği törene katıldığını hatırlatan Topaloğlu, “Gidip gördüğüm yerde çok büyük bir ciddiyetle, alınan kongre kararları doğrultusunda bir disiplin içerisinde silahların imha edildiğine tanık oldum. Bu çok kıymetliydi ve arkasından gelen adım bunu pekiştirmiş durumdadır. Bütün silahlı güçleriyle Türkiye’de artık silahlı eylem yapmadan, sorunun siyaset yoluyla çözümüne bir zemin hazırlaması açısından çok kıymetli buluyorum. Bu tarihi ana tanıklık ettiğim için mutluyum” diye belirtti.
Toplumda kuşku ve belirsizlik olduğunu kaydeden Topaloğlu, “Barışın teminatı halkların dili, inancı, rengidir. Barış ve demokratik siyaset taraftarları çok güçlü bir birliği kurmak zorunda. Bir dili oluşturmanın ötesinde bir dili kurmaları gerekir. Bu da yatay ilişkilerin güçlendirilmesinden geçiyor. Yukarıdan aşağıya yürüyen sürecin toplumun tüm kesimleri tarafından beslenmesi gerekiyor. Tek tek yurttaşların evleri, düğün yerleri, insanlar nerede birikip nerede yan yana gelebiliyorsa nasıl kazanılacağını ve barışın Türkiye toplumuna sunacağı şeyler çoğaltılmalıdır. Ortak dilin zenginleştirilmesi ve yasa koyucuların da bunu hukuken garantilemesi gerekmektedir” dedi.
‘KARADENİZDEKİ HALK DA AKTÖR OLSUN’
Bu sürecin Karadeniz’den nasıl görüldüğüne de değinen Topaloğlu, “Bu süreç kolay değil. Uzun yıllar boyunca çatışmalı süreç içerisinde her türlü hak talebini çatışmalar gerekçe gösterilerek ellerinden alınmış insanlardır. Fiziki olarak köprü ve yollara askerde vurulmuş, şehit olmuş çocuklar, gençler ve polisin isimlerinin verildiği yerlerdir. Acı Karadeniz’de de aynı Diyarbakır’da da aynı. Dolayısıyla buralardan o büyük oranda milliyetçilik ve ötekileştirilme yani kin ve düşmanlığın beslendiği yerden bir anda bir dönüş beklemek kolay değil. Ama aklı ve mantığı kullandığımızda bu çatışmalı dönemde bütün sıkıntılara rağmen halklar birbirine düşman olmamıştır. Egemenler, halkları birbirine düşmanlaştırmayı başaramadı. Şimdi bu süreçte akla mantığa sığan ve Karadeniz’deki halkın da bizzat katıldığı, gözlemci değil aktör olduğu organizasyonlar gerçekleştirilebilirse kimsenin yok etme ve öç alma üzerine hareket edeceğini düşünmüyorum” ifadelerini kullandı.
Kaynak MA