Çandar: Türkiye Suriye politikasındaki alışkanlıklarından vazgeçmeli Oluç: Özerk Yönetim ile Türkiye arasındaki sınır kapıları açılmalı
DEM Partili Saruhan Oluç, Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi ile Türkiye arasındaki sınır kapılarının açılması gerektiğini belirtirken, Cengiz Çandar ise Türkiye’nin Suriye politikasında eski alışkanlıklardan vazgeçilmesi gerektiğini vurguladı.
2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi’nin Plan ve Bütçe Komisyonu’ndaki görüşmeleri kapsamında Savunma Bakanlığı ve bağlı kurumların bütçeleri ele alındı. Görüşmelerde Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM) milletvekilleri Saruhan Oluç ile Cengiz Çandar söz alarak bütçe teklifine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
DEM Parti Antalya Milletvekili Saruhan Oluç, dünyada “yeni bir düzen”den söz edilse de ortaya çıkan tablonun aslında yeni bir düzensizliği gösterdiğini söyledi. Siyasetin de bu duruma göre şekillendiğini kaydeden Oluç, “Büyük güçler kendi alanlarında egemenlik arayışını sürdürüyorlar, orta güçler büyük güçlerin pozisyonu ve kendi çıkarlarına göre günübirlik siyaset izliyorlar. Türkiye’yi belki bu orta güçler içinde değerlendirmek gerekir. Küçük ve zayıf güçler ise söylenenleri yapmak dışında herhangi bir iradeye sahip değiller. Ya gelişmelere uyum içinde davranacaklar ya da yok olacaklar alternatifiyle karşı karşıyalar. Bütün dünya açısından baktığımızda artık kurumlara güven yok, hukuk işlevsiz hâle gelmiş vaziyette maalesef, diplomasi ise pazarlık ve tehdit gücü olarak işliyor” dedi.
‘YENİ TEHDİTLER VE FIRSATLAR VAR’
Dünyanın ticaret, teknoloji ve güvenlik ekseninde değiştiğini aktaran Oluç, küreselleşmenin yerini parçalanmaya bıraktığını ve yeni düzen ile düzensizliğin test alanının ise Ortadoğu olduğunu kaydetti. Oluç, “Çok kutuplu siyaset zemininden dolayı ortaya çıkan bir güç rekabeti var. Bu güç rekabeti, aynı zamanda ülkelere yeni bir stratejik özerklik alanı da açıyor. Bu stratejik özerklik hem yeni fırsatlar yaratıyor hem de içinde yeni tehlikeler barındırıyor. Türkiye açısından baktığımızda bu mesele çok önemli. Yani Ortadoğu ve Türkiye bağlamında hem yeni fırsatlar var hem de ciddi tehlikeler ve tehditler söz konusu. Atılacak her adım, geleceği belirlemek yönünde bir adım olacak. Bunu görmek gerekiyor” diye belirtti.
SÜREÇ
Dünya ve Ortadoğu’da hegemonya mücadelesinin sürdüğünü ve bunun sonucu olarak devletlerin ya dönüştüğünü ya da çöktüğünü dile getiren Oluç, Ortadoğu’da devlet dışı aktörlerin yönetime gelmeye başladığını belirterek Suriye ve Afganistan’a işaret etti. İran, Irak, Suriye ve Türkiye’yi kapsayan coğrafyada Kürtlerin konumunu da değerlendiren Oluç,”Kürtler bütün bu gelişmelerin, bütün bu dinamiklerin neresinde yer alıyor? Kürtler giderek artan bir şekilde gelişmeleri şekillendiren aktif bir aktör olarak, bu süreci yaşayan bir özne olarak yer alıyorlar” diye kaydetti.
SAVUNMA HARCAMALARI
DEM Partili Cengiz Çandar ise bakanlığa ayrılan bütçeye tepki gösterdi. Çandar, gayrisafi milli hasılanın yüzde 2,13’ünün savunma harcamalarına gittiğini belirtti. Türkiye’nin Suriye politikasında eski alışkanlıklardan vazgeçilmesi gerektiğini vurgulayan Çandar, şunları söyledi: “Suriye’de tehditkâr bir dil kullanılmamalı; oradaki bütün unsurlar ve aktörler, birleşmeye yönelik teşvik edici bir üslup ile karşılanmalıdır. Daha bir hafta önce, benim de hazır bulunduğum bir toplantıda, SDG’nin başkomutanı sıfatını taşıyan Mazlum Abdi, Türkiye’ye teminat verici bir üslupla, entegrasyon çalışmalarının devam ettiğini, entegrasyon hâlinde hiçbir şekilde Türkiye’ye tehdit teşkil etmediklerini ve Türkiye ile görüşmek istediklerini ifade etti. Savunma Bakanlığımızın bu konularda esnek davranması ve Suriye’nin birliğine hizmet edecek bir dil kullanması isabetli olacaktır.”
MA