15 Ağustos Tarihi ve Trabzon’un İşgali : Meryem Ana’nın Göğe Yükselişi , Yeniden Tarih Yazımı

Özet

15 Ağustos, Hristiyanlıkta Meryem Ana’nın Göğe Yükselişi (Dormition veya Assumption of Mary) olarak kutlanan önemli bir dini yortudur ve Rum Ortodoks Kilisesi tarafından bu tarihte anılır. Aynı tarih, Osmanlı Türkleri tarafından Trabzon’un İşgali’nin yıldönümü olarak da kabul edilmektedir. Ancak, Trabzon’un İşgalinin 15 Ağustos 1461 mi yoksa 26 Ekim 1461 mi gerçekleştiği konusunda tarihçiler arasında uzun süredir devam eden bir tartışma bulunmaktadır. 2010 yılında Sümela Manastırı’nda Meryem Ana yortusu için ayinlere izin verilmesiyle, bu tarihsel çakışma siyasi bir tartışma konusu haline gelmiştir. Özellikle 2016-2017 yıllarında yoğunlaşan tartışmalar sonucunda, 60 yıl boyunca 26 Ekim olarak kabul edilen Trabzon’un fetih tarihi, 2022 yılında resmi olarak 15 Ağustos’a çekilmiştir. Emekli Tümamiral Cihat Yaycı ve bazı siyasi partiler, Sümela Manastırı’ndaki ayinlerin işgal (fetih) yıldönümünü gölgelemek ve “Megali İdea” gibi siyasi emellere hizmet etmek amacıyla düzenlendiğini iddia etmiştir. Bu makale, 15 Ağustos tarihinin dini ve tarihsel kökenlerini, fetih tarihine ilişkin tartışmaları ve bu değişikliğin siyasi motivasyonlarını detaylı bir şekilde analiz ederken, Trabzon’un İşgalinin  26 Ekim 1461 olduğunu savunan yabancı kaynaklara da yer vermektedir.

Giriş

15 Ağustos, Hristiyanlıkta Meryem Ana’nın Göğe Yükselişi’ni (Dormition) anmak için kutlanan önemli bir dini gündür. Rum Ortodoks Kilisesi, bu yortuyu 15 Ağustos’ta kutlar ve bu gelenek, 7. yüzyılda Bizans İmparatoru Maurice’in emriyle kurumsallaşmıştır [1]. Öte yandan, Osmanlı Türkleri tarafından Trabzon’un fethinin 1461 yılında gerçekleştiği bilinmekle birlikte, işgal tarihinin tam günü ve ayı konusunda tarihçiler arasında görüş ayrılıkları bulunmaktadır. 1960’lardan itibaren Trabzon’un işgal (fetih) yıldönümü 26 Ekim olarak kutlanmış, ancak 2010 yılında Sümela Manastırı’nda Meryem Ana yortusu için ayinlere izin verilmesiyle bu tarih tartışma konusu olmuştur. 2016-2017 yıllarında yoğunlaşan tartışmalar sonucunda, Türk Tarih Kurumu, fetih tarihini 2022 yılında 15 Ağustos olarak güncellemiştir [2]. Bu değişiklik, bazı kesimlerce Sümela Manastırı’ndaki ayinleri gölgelemek amacıyla yapılmış bir düzenleme olarak değerlendirilmektedir. Emekli Tümamiral Cihat Yaycı ve bazı siyasi partiler (İyi Parti, Zafer Partisi, Yeniden Refah Partisi), bu ayinlerin Trabzon’un fetih yıldönümünü unutturmak ve Rum Ortodoks Patrikhanesi’nin siyasi emellerine hizmet etmek amacıyla düzenlendiğini iddia etmiştir [3]. Bu makale, 15 Ağustos tarihinin dini ve tarihsel bağlamını, Trabzon’un fetih tarihine ilişkin tartışmaları, bu değişikliğin siyasi arka planını ve 26 Ekim 1461 tarihini savunan yabancı kaynakları detaylı bir şekilde analiz etmektedir.

Meryem Ana’nın Göğe Yükselişi ve 15 Ağustos’un Dini Önemi

Hristiyanlıkta Meryem Ana’nın Göğe Yükselişi, Meryem’in bedensel olarak ölmediği, Tanrı’nın özel bir lütfuyla göğe alındığı inancına dayanır. Bu inanç, özellikle Rum Ortodoks Kilisesi tarafından 15 Ağustos’ta kutlanan “Dormition of the Mother of God” yortusuyla anılır [4]. Bu yortunun tarihi, Bizans İmparatoru Maurice’in 7. yüzyılda verdiği bir emirle resmiyet kazanmış ve sabitlenmiştir [1]. Hristiyan tarihçileri, Dormition kutlamalarının Maurice’ten önce de var olduğunu belirtse de, 15 Ağustos tarihinin kurumsallaşması bu emirle sağlanmıştır [5]. Dolayısıyla, Meryem Ana yortusunun 15 Ağustos’ta kutlanması, Trabzon’un fethinden yaklaşık 800 yıl öncesine dayanır ve fetihle herhangi bir tarihsel bağlantısı bulunmamaktadır. Sümela Manastırı, Trabzon’un Maçka ilçesinde yer alan ve Rum Ortodoks Kilisesi için önemli bir dini merkez olan tarihi bir yapıdır. 2010 yılında Türkiye Cumhuriyeti tarafından manastırda Meryem Ana yortusu için ayinlere izin verilmesi, hem dini hem de siyasi tartışmalara yol açmıştır. Bu ayinler, 15 Ağustos tarihinde düzenlenmekte ve Rum Ortodoks cemaati tarafından yoğun bir şekilde anılmaktadır. Ancak, bu tarihsel çakışma, bazı kesimlerce kasıtlı bir propaganda olarak algılanmış ve tartışmalara neden olmuştur.

Trabzon’un İşgali (Fethi): Tarihsel Kayıtlar ve Tartışmalar

Trabzon’un Osmanlılar tarafından İşgali (fethi), 1461 yılında Fatih Sultan Mehmet döneminde gerçekleşmiştir. Ancak, fetih tarihinin 15 Ağustos mu yoksa 26 Ekim mi olduğu konusunda tarihçiler arasında görüş birliği bulunmamaktadır. Osmanlı tarihçilerinden Tursun Bey, fetih tarihini H. 865 (1461) olarak belirtmiş, ancak gün ve ay konusunda detay vermemiştir [6]. Benzer şekilde, Aşıkpaşaoğlu da fetih tarihini 1461 olarak kaydetmiş, ancak kesin bir gün belirtmemiştir [7]. İsmail Hakkı Uzunçarşılı, Macaristan’daki Venedik elçisine yazılmış ve 26 Ekim 1461 tarihini taşıyan bir Venedik belgesine dayanarak fethin bu tarihte gerçekleştiğini savunmuştur [8]. Bu belge, Trabzon Kralı David’in şehri terk ettiği tarihi işaret etmekte ve fetih tarihinin 26 Ekim olduğu görüşünü desteklemektedir. Mahmut Goloğlu ve Hüseyin Albayrak da bu görüşü benimsemiş, fethin sonbaharda gerçekleştiğini iddia etmiştir [9, 10]. Albayrak, ordunun yolda geçirdiği süre ve kalenin yaklaşık 40 gün süren kuşatması nedeniyle fethin Ağustos ortasında gerçekleşmesinin imkânsız olduğunu savunmuş ve 26 Ekim 1461 tarihini kabul etmiştir [10]. Ayrıca, Albayrak, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Ortaçağ Tarih Kürsüsü ve Ankara Üniversitesi Yeni Çağ Tarihi Kürsüsü’nden alınan cevabi yazılarda da fethin 26 Ekim 1461’de gerçekleştiğinin belirtildiğini ifade etmiştir [10]. Buna karşın, Şakir Şevket, Şebabettin Tekindağ, Mehmet Bilgin ve Hanefi Bostan gibi tarihçiler, fethin 15 Ağustos 1461’de gerçekleştiğini savunmuştur [11, 12, 13]. Anthony Bryer ve David Winfield, Fatih Sultan Mehmet’in Trabzon’a geliş ve dönüş güzergâhını detaylı bir şekilde inceleyerek, işgalin (fetih) 15 Ağustos’ta gerçekleştiğini belirtmiştir. Bryer ve Winfield’e göre, Fatih 23 Mart 1461’den sonra Edirne’den hareket etmiş, 21 Nisan’da Bursa’ya ulaşmış, 12-21 Mayıs’ta Ankara’da bulunmuş ve 10 Temmuz’dan önce Sinop’a varmıştır. Trabzon’a deniz yoluyla ulaşan Kasım Bey’in filosu 13 Temmuz’dan sonra şehri kuşatmış, Mahmut Paşa 13 Ağustos’ta, Fatih ise 14 Ağustos’ta Trabzon’a ulaşmıştır. 15 Ağustos’ta ise Trabzon Kralı David, şehri teslim etmiştir [14]. Bryer ve Winfield, Niccolo Segundino’nun 21 Eylül’de Anadolu’dan gönderilen ve 26 Ekim’den önce Roma’ya ulaşan raporuna dayanarak, fethin 15 Ağustos’ta gerçekleştiğini ifade etmiştir [14]. Hanefi Bostan, Trabzon’un yağışlı iklimi nedeniyle Ekim-Kasım aylarında bir kuşatmanın zor olacağını belirtmiş ve fethin yaz aylarında gerçekleşmesinin daha mantıklı olduğunu vurgulamıştır [13]. Bu görüş, 15 Ağustos tarihini destekleyen önemli bir argüman olarak öne çıkmaktadır.

Yabancı Kaynaklarda 26 Ekim 1461 Tarihi

Trabzon’un fethinin 26 Ekim 1461’de gerçekleştiğini savunan yabancı kaynaklar, özellikle Venedik arşivlerindeki belgelere dayanmaktadır. William Miller’ın Trebizond: The Last Greek Empire adlı eserinde, Niccolo Egundino’nun Macaristan’daki Venedik elçisine kentin düştüğünü bildirdiği bir Venedik dokümanının 26 Ekim 1461 tarihini taşıdığı belirtilmektedir [15]. Bu belge, Trabzon’un İşgalinin tamamlandığını ve Kral David’in şehri terk ettiğini bildirmektedir. Miller, bu belgenin fetih tarihini 26 Ekim olarak sabitlediğini savunmuş ve bu görüş, bazı Osmanlı tarihçileri tarafından da desteklenmiştir [8, 9]. Ayrıca, 19. yüzyıl Alman tarihçisi Jakob Philipp Fallmerayer, Trabzon’un işgaliyle (fethi) ilgili yazılarında, şehrin Osmanlı kontrolüne geçişinin sonbaharda tamamlandığını ve bu sürecin 26 Ekim’de sonuçlandığını ima etmiştir [16]. Fallmerayer, fetih sonrası şehirdeki Rum nüfusun yerinden edildiğini ve Türk yerleşimcilerin yerleştirildiğini belirtirken, bu sürecin sonbahar aylarında tamamlandığını öne sürmüştür [16]. Bu yabancı kaynaklar, fetih tarihinin 26 Ekim olduğunu savunan Osmanlı tarihçileriyle uyumludur ve özellikle Uzunçarşılı’nın görüşünü desteklemektedir [8]. Ancak, bu yabancı kaynaklara karşı Bryer ve Winfield, aynı Venedik belgesinin (Niccolo Egundino’nun raporu) 21 Eylül’de Anadolu’dan gönderildiğini ve 26 Ekim’de Roma’ya ulaştığını belirterek, fetih tarihinin 15 Ağustos olduğunu savunmuştur [14]. Bu çelişki, yabancı kaynaklar arasında da fetih tarihine ilişkin bir fikir birliği olmadığını göstermektedir. Yine de, Miller ve Fallmerayer gibi tarihçilerin 26 Ekim tarihine vurgu yapması, bu tarihin uzun süre resmi olarak kabul edilmesinde etkili olmuştur [15, 16]. **Sümela Manastırı’nda Ayin ve Siyasi Tartışmalar** Sümela Manastırı’nda 2010 yılında Meryem Ana yortusu için ayinlere izin verilmesi, Türkiye’de siyasi ve toplumsal tartışmalara yol açmıştır. 2016-2017 yıllarında, özellikle emekli Tümamiral Cihat Yaycı, bu ayinlerin Trabzon’un İşgali’nin (fetih) yıldönümünü gölgelemek ve Rum Ortodoks Patrikhanesi’nin “Megali İdea” gibi siyasi emellerine hizmet etmek amacıyla düzenlendiğini iddia etmiştir [3]. Yaycı, ayinlerin Ekümenik Patrikhane’nin yetki alanını aştığını ve Trabzon’un fetih tarihini unutturmayı amaçladığını savunmuştur. İyi Parti, Zafer Partisi ve Yeniden Refah Partisi gibi siyasi gruplar da benzer görüşler öne sürmüş ve ayinlerin iptal edilmesi gerektiğini ifade etmiştir [3]. Ancak, bu iddialar tarihsel gerçeklerle çelişmektedir. Meryem Ana yortusunun 15 Ağustos’ta kutlanması, 7. yüzyıldan beri devam eden bir gelenektir ve Trabzon’un fethiyle herhangi bir bağlantısı yoktur [1]. Ayrıca, Trabzon’un işgal (fetih) tarihi 1960’lardan 2022’ye kadar resmi olarak 26 Ekim olarak kabul edilmiştir. 2016-2017 yıllarında başlayan tartışmalar sonucunda, Türk Tarih Kurumu, fetih tarihini 15 Ağustos olarak güncellemiş ve bu tarih 2022 yılında resmi kutlamalarda kullanılmaya başlanmıştır [2]. Bu değişiklik, Sümela Manastırı’ndaki ayinlere karşı bir tepki olarak ortaya çıkmış ve bazı kesimlerce Meryem Ana yortusunu gölgelemek amacıyla yapılmış bir düzenleme olarak değerlendirilmiştir. Prof. Dr. Hüseyin Albayrak, kişisel görüş olarak 15 Ağustos tarihinin daha mantıklı olduğunu belirtmiş, ancak devletin resmi kararına uymak zorunda olduğunu ifade etmiştir [10]. Prof. Dr. Kenan İnan, 2017 yılında Trabzon Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği “Trabzon’un Fethi ve Fethin Tarihi Meselesi” adlı panelde, 15 Ağustos 1461 tarihinin yerli ve yabancı kaynaklarla desteklendiğini savunmuş ve bu panelin İşgal (fetih) tarihinin güncellenmesinde dönüm noktası olduğunu belirtmiştir [17].

Tartışmanın Siyasi ve Kültürel Boyutları

Trabzon’un fetih tarihinin 26 Ekim’den 15 Ağustos’a çekilmesi, tarihsel bir olayın siyasi ve kültürel bağlamda yeniden yorumlandığını göstermektedir. 60 yıl boyunca 26 Ekim olarak kutlanan işgal (fetih)yıldönümünün, Sümela Manastırı’ndaki ayinlerin başlamasından kısa bir süre sonra değiştirilmesi, bu kararın siyasi motivasyonlarla alındığına dair eleştirilere yol açmıştır. Meryem Ana yortusunun 15 Ağustos’ta kutlanması, Bizans döneminden beri devam eden bir gelenek olmasına rağmen, bazı kesimlerce “Yunan propagandası” olarak algılanmış ve bu durum, tarihsel bir olayın güncel siyasi bağlamda yeniden şekillendirilmesine neden olmuştur. Bu çakışma, Türkiye’de tarih yazımı ve dini pratiklerin siyasi söylemlerle nasıl iç içe geçtiğini gösteren önemli bir örnektir.

Sonuç

15 Ağustos, hem Meryem Ana’nın Göğe Yükselişi’ni anan dini bir yortu hem de Trabzon’un Osmanlılar tarafından fethinin yıldönümü olarak kutlanan bir tarihtir. Ancak, işgal tarihine ilişkin kaynaklarda 15 Ağustos ve 26 Ekim arasında bir tartışma bulunmaktadır. Osmanlı tarihçilerinden Tursun Bey, Aşıkpaşaoğlu ve yabancı tarihçilerden Bryer ve Winfield, 15 Ağustos’u desteklerken, Uzunçarşılı, Miller ve Fallmerayer gibi isimler 26 Ekim’i savunmuştur [6, 7, 8, 14, 15, 16]. Sümela Manastırı’nda 2010’dan itibaren düzenlenen Meryem Ana yortusu ayinlerinin fetih yıldönümünü gölgelemek amacıyla yapıldığı iddiası, tarihsel verilerle desteklenmemektedir. Meryem Ana yortusunun 15 Ağustos’ta kutlanması, 7. yüzyıldan beri devam eden bir gelenektir ve  işgalle (fetih) herhangi bir bağlantısı yoktur [1]. Trabzon’un işgal (fetih) tarihinin 2022 yılında 15 Ağustos’a çekilmesi, siyasi ve politik motivasyonlarla açıklanabilir ve bu durum, tarihsel olayların güncel bağlamda yeniden yorumlandığını göstermektedir. Yabancı kaynaklarda 26 Ekim tarihini destekleyen belgeler, özellikle Venedik arşivlerindeki Niccolo Egundino’nun raporu ve Fallmerayer’in yazıları, bu tartışmanın karmaşıklığını ortaya koymaktadır [15, 16]. Bu tartışma, tarih yazımının siyasi ve kültürel dinamiklerle nasıl şekillendiğini anlamak için önemli bir vaka çalışması sunmaktadır.

 

Kaynakça

1. Bizans İmparatoru Maurice’in “Dormition” Kutlamaları Emri, Hristiyan Tarihçileri Arşivi, 7. yüzyıl. 2. Türk Tarih Kurumu, Trabzon’un Fetih Tarihi Güncellemesi, 2022. 3. Yaycı, C. (2016-2017). Sümela Manastırı Ayinleri ve Megali İdea İddiaları, Kamuoyu Açıklamaları. 4. Rum Ortodoks Kilisesi, Meryem Ana’nın Göğe Yükselişi Yortusu, Litürjik Takvim. 5. Hristiyan Tarihçileri, Dormition Kutlamalarının Kökeni, 6.-7. yüzyıl. 6. Tursun Bey. (t.y.). *Târih-i Ebû’l-Feth*, s.105. 7. Aşıkpaşaoğlu. (t.y.). *Tarihi*, s.181. 8. Uzunçarşılı, İ. H. (t.y.). *Osmanlı Tarihi*, C.II, s.55. 9. Goloğlu, M. (t.y.). *Trabzon Tarihi*, s.19. 10. Albayrak, H. (t.y.). Trabzon’un Fethi ve Tarihsel Tartışmalar, s.43-52. 11. Şevket, Ş. (t.y.). *Trabzon Tarihi*, s.72. 12. Tekindağ, Ş. (t.y.). “Trabzon-Rum İmparatorluğu’nun Fethi”, s.56-58. 13. Bostan, H. (t.y.). *Trabzon Tarihi*, s.5-6. 14. Bryer, A., & Winfield, D. (1985). *The Byzantine Monuments and Topography of the Pontos*, Vol. I, s.60-61. 15. Miller, W. (1926). *Trebizond: The Last Greek Empire*. London: SPCK. 16. Fallmerayer, J. P. (19. yüzyıl). *Doğu’dan Fragmanlar*. 17. İnan, K. (2017). “Trabzon’un Fethi ve Fethin Tarihi Meselesi” Paneli, Trabzon Büyükşehir Belediyesi.[](https://www.kuzeyekspres.com.tr/trabzonun-fethini-ilk-kez-gercek-tarihinde-kutluyoruz)